» BİR KÖY ÇOCUĞU ROMAN ÖZETİ (FATMA GÜNER)

Yayınlanma Zamanı: 2008-03-18 22:29:00



BİR KÖY ÇOCUĞU ROMAN ÖZETİ (FATMA GÜNER)

Romanın Konusu:

Anne sözünün önemi

Roman Özeti:

Emir annesiyle Murat Dağının eteğinde küçük bir köyde yaşardı. Babası ise Emir küçükken öldüğü için bu kara hayatta annesi ile yapayalnız kalmışlardı. Bu köyde gün geçtikçe Emir büyüyor ve Emir’e dar geliyordu. Emir yeni yerler görmek istiyordu. Ama annesi Emir’in köyden ayrılmasına izin vermiyordu. Köylerine bir gün Ankara’da yaşayan Arif Dayı gelir. Emir için bir umut olur bu adam. Bu konuyu hemen annesiyle konuşur. Arif Dayıyla Ankara’ya gidiceği söyler. Annesi de hemen Arif Dayının yanına gider ve Emir’i bu işten vazgeçirmesini ister. Arif Dayı Emir ile konuşur onu Ankara’ya götüremeyeceğini söyler. Bunu duyan Emir üzülür. Hayata küsmüştür. Günler böyle ilerler en sonunda annesi dayanamaz ve izin verir. Emir hemen yola düşer ve zar zor Ankara’ya Arif Dayının yarına varır. Onun yanında inşaatta çalışmaya başlar. Daha sonra çocukluktan beri merakı olan oto tamirhanesinde çalışmaya başlar. Kısa sürede oranın vazgeçilmez elemanı olur. Haftalık izin gününde dışarı çıkar yolda bir hırsızlığa tanık olur. Hırsızı yakalamaya çalışırken kendi hırsız damgası yer. Hapishaneye düşer. Orda bir kavga sorunun da Emire, Cafer, Ve İbrahim adında çocuklarla tanışır. Çok iyi arkadaş olurlar. Herkes basından geçen dolayı anlatır. Tam bunları dinleyen Emir ibret alır. Annesini bıraktığı için çok pişman olur. Emir ve arkadaşları en sonunda kurtulurlar. Nur ve İbrahim, kimseleri olmadığı için Çocuk Esirgeme Yurduna yerleştirilir. Cafer’i de Emir kardeşi olanak köyüne götürür. Annesiyle beraber mutlu yaşarlar.

Romanın Kahramanları: Emir, Elif Gelin (Emir’in annesi), Arif Dayı, Ali Usta, İbrahim, Cafer.

Emir: Eserin baş kahramandır. Yeni yerler görme arzusunu tüm coşkunluğuyla
yaşayan bir çocuktur. Gördükleriyle asla yetinmeyen bir tip. Köyde yaşanmasına rağmen horozdan, korkar, çalışmayı sevmeyen, öğlene kadar yatan bir çocuk. Emir, kitapta 10. ve 16. sayfalar arasında özellikleri verilmiştir.
Elif Gelin: Emir’in annesidir. Genç yaşta kocası öldüğü için ara köyde Elif Gelin derler. Çok çalışkan, tek başına mücadele eden, yılmayan, pes etmeyen bir tip. Kitapta 5. sayfada Elif Gelin’in özellikleri verilmiştir.

Arif Dayı: Ankara’da yaşar. Emir’le Ankara’da göz kulak olmuştur. Bu yüzden dürüst ve yardımsever bir insandır diyebiliriz.

Ali Usta: Oto tamirhanesinde onu kollayan ustadır. Mesleği Emirle öğretilmiştir. Kapalı karakterdir.

İbrahim: Emir’in içeride tanıştığı çocuklardan biridir. Hırsızlık suçundan içeri düşmüş olsa da ama böyle biri değildir. Zorla hırsızlık yaptırılan bir kişidir. 67. sayfada özelliği verilmiştir.

Cafer: O da zorla yankesicilik yaptırılan birisi istemeden yapan bir tip. O da dürüst birisi. Kitabın 73. sayfasında Cafer’e değinilmiştir.

Olay Yeri ve Zamanı: Murat Dağ’ı eteğinde bir köy ve Anadolu’da geçmiştir olay. Zaman ise ilkbahar mevsimi diyebiliriz.

Değerlendirme: Kitapta kullanılan dil oldukça yalın, çocukların kavramsal gelişimine katkı sağlayarak şekildedir. Anlaşılması zor kelimelere yer verilmemiştir. Argo kelimeler de kitapta yer almamıştır. Kitapta kullanılan cümleler çocukların anlayacağı şekilde düz, sade ve anlaşılır şekilde oluşturulmuştur. Çok uzun cümlelere yer verilmiştir.

Konu olarak kitapta, anne sözünün önemi vurgulamıştır. Büyüklerinizin sözünü dinlememiz gerektiği, köyde yaşayan bir çocuğun büyük kentler görme arzusu ve bunun sonucunda başına gelenler üzerinden güzel bir şekilde hikaye edilmiştir. Konu içinde şiddet unsurunu da yer verilmiştir. Eğer büyük sözü dinlenmezsek başımıza neler geleceği şiddet unsuru abartılmıştır.

Kitap kapağında kullanılan resim, hikaye uygun seçilmiştir. Dikkat çekici bir resim olmasa da hikayeye uygundur. Kitap içinde kullanılan resimler de hikayeyi bütünleyen resimler. Bence resimlerin siyah beyaz olması da hoş olmuş. Ancak kitapta kullanılan son resimde Emir ile annesine yer verilmiş. O resimde kardeş olarak getirdiği Cafer’e de yer verilmiş olsa daha güzel olurdu.

Kitap genel olarak bakıldığında öğretici bir kitap. Kitabın sonuna doğru Emir’in ibret alışı çok güzel hikaye edilmiş. Okuyuculara mesaj çok güzel sezdirilmiştir.

Kitap gerçek hayattan kapak değildir. Çocuk, okuduğunda kendi hayatıyla çok rahat ilişkilendirebilir. Kendine pay çıkarabilir. Kitapta verilen öğretici taraflardan birisi de Eskişehir’in adının şehrin eski olduğu için değil eskiden kurulduğu için kurulduğu verilmiştir. Bir de yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçileceği, kırmızı da durulacağı öğretilmiştir. Bu da kitaba hem öğreticilik hem de eğiticilik kalmıştır.

Kitapta kişileştirmeye yer verilmiştir. Emir’in Ankara’ya giderken bindiği tren ağzından, burnundan dumanlar çıkan canavara benzetilmiş. Ankara’ya vardığında tren çok yorulmuş ama yolcularını sağsalim getirdiği için gururlu olarak betimlenmiştir.

Genel olarak kitabı tavsiye edebilirim. Okunması gereken öğretici bir kitap. Ancak öğreticiliğin nedeniyle sıkıcı bulanabilme tehlikesi de var. Bilindiği gibi çocuklar çok fazla öğretici kitabı sevmiyor.


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !